EBESOBE DERGİSİ
 Derginiz Bayilerde...
ANA SAYFA
ABONELİK
BİZ KİMİZ?
BASINDA EBE SOBE
ÇOCUK KULÜBÜ
ARŞİV
OYUNLAR
İçindekiler








 

Ekle Çıkar
Kulüp Üyelerimiz

Sitemizi Ekleyin!
AKIL DEFTERİ 
 
Sonbaharda ağaç yaprakları niçin renk değiştirir?
Bazen, hem güneş pırıl pırıl parlar, hem de yağmur yağar. Bu sırada su damlacıklarından geçen güneş ışığı yedi renge ayrılır. Böylece gökyüzünde yedi renkli, çok büyük bir kuşak meydana gelir. Buna gökkuşağı denir. Yağmursuz ve güneşsiz havalarda gökkuşağı olmaz.
Yağmur yağarken güneş, bulutların arasından kendini gösterirse, gökkürenin yuvarlaklığını alan gökkuşağı meydana gelir. İnce su damlacıklarına belirli bir açıdan çarpan güneş ışınları, bir prizmadan geçiyormuş gibi önce kırılır sonra dağılırlar. Beyaz ışığı meydana getiren renkli ışınımlar, gökkuşağının yedi şeridinde görünür duruma gelirler. Güneşe sırtımızı çevirirsek, bunları görebiliriz. Bu renkli ışın demetleri, merkezi güneş olan bir daire yayı meydana getirirler.
Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
Niçin her gün uyuma gereği duyuyoruz?
Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmış ve rüya görmeye başlamıştır. Uyuyan kimse rüyasında birçok şey görür ve sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar ki, bunlar yorumlanabilir.
İnsanoğlu hayatının yaklaşık üçte birini uykuda geçirir. Bu da 60 senelik bir ömrün 20 senesinde uykuda olduğumuz anlamına gelir. Uyku, günlük çalışmalardan yorgun düşen insan bedeninin ve sinirlerinin dinlenme zamanıdır.
Bilim adamları rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamamışlardır. Dr. B. Klein adında Amerikalı bir bilim adamı, yaptığı araştırmada gönüllü olarak seçtiği kişileri hipnotize ederek uyutmuştur. Sonra belli bir süre geçince onları uyandırıp rüyalarını dinleyerek, bir rüyanın 20 saniyeyi geçmeyecek kadar kısa sürdüğünü belirlemiştir. Dr. Klein'ın sürdürdüğü bu araştırmanın sonunda, en uzun rüyanın da 90 saniyeyi geçmediği ortaya çıkmıştır.
Düşünsenize; dakikalarca anlatıp bitireme-diğimiz rüyalardaki bütün o görüntüleri, aslında sadece 20-30 saniyelik bir sürede görüyoruz!
Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Develerin hörgüçlerinde ne var?
Develerin hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklar sırasında bu suyu kullandıkları söylenir. Aslında bu bilgi doğru değildir.
Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar. Ayrıca bu yağlar, çöl sıcağına karşı develeri koruma görevi de yapar.
Develer suya fazla gereksinim duymaz. Çünkü burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Helikopterlerin pervanesi niçin üsttedir?
Aracın üzerinde bulunan dev pervane hızla dönerek helikopteri yerden kaldırır ve taşır. Bu dev pervanenin hızını ayarlayarak, helikopteri havada asılıymış gibi hareketsiz durdurmak da mümkündür.
Helikopterin üzerinde, küreklerin düz kısımlarına benzeyen araçlarla donatılmış bir pervane, onu denge halinde tutan aerodinamik bir kuvvet yaratır. Dikine yukarı havalanabil-mesi için, meydana gelen gücün, helikopterin ağırlığından üstün olması gerekir. Daha sonra pervanenin hızı azaltılarak, gücün, helikopterin ağırlığına eşit hale gelmesi sağlanır. Böylece araç havada olduğu yerde kalır. Pervanenin gereken şekilde öne ya da yanlara eğilmesi, öne ve yanlara doğru uçuşu sağlar. Kuyruktaki pervane ise, aracın kendi etrafında dönmesini önler.

Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Gemiler su yüzeyinde nasıl durur?
Milattan 250 yıl kadar önce Yunan filozof Arşimet bir gün banyo yapmaktadır. Kocaman bir küveti su ile doldurup, ağır hantal vücudunu suya bırakır. Ve batmaz! Bu onu düşündürür…
Milattan sonra yıl 2001. "Radiance of the Seas" adlı gemi denizde ilk banyosunu yaa, denizlerle buluşur. Bu rüya gemide 2100 yolcuya yer vardır ve tam 38 bin ton ağırlığındadır. Ve bu kadar büyük bir ağırlık bile suda hafifler. Tıpkı ünlü filozof Arşimet'in banyo yaptığı zamanki gibi.
Bu hafiflik oluşum kaldırma kuvveti ile kendisini şöyle açıklar; vücut suya battığında suyun büyük bir bölümünü bastırır. Arşimet kanunu olarak bilinen "suyun kaldırma kuvveti", bu durumu, vücudun bastırdığı kadar suyu kaybettiğini söyleyerek açıklar. Ancak bununla 38.000 ton ağırlığındaki bir geminin nasıl su yüzeyinde kaldığı açıklanamaz elbette.
Arşimet bu konuda düşünmüş ve şöyle bir karara varmıştır; kesin olan ağırlık gücü değildir, tersine hacimdir. Bu durumda da kesin olan yoğunluk olur. Yani bir miktar yoğunluğa sahip olan her vücut suda yüzer. Bu gemiler için de geçerli olduğu için, o çok inanılmaz ağırlıklarına rağmen kurdukları dengeyle su üstünde kalmayı başarırlar.

Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Fillerin hortumu ne işe yarar?
Filleri hepimiz tanırız. Hepimizin dikkatini çekense o kocaman vücutlarıdır. Ancak filler o iri vücudu ve minnacık başıyla yerlere kadar eğilip besinlerini alamaz.
Tamamen otçul olan fil, besinlerini yerden ve ağaçların yüksek dallarından toplamak için bu hortumdan yararlanır. Kalın ve dıştan iyi korunmuş olmasına rağmen iç kısmı çok hassas olan hortumun ucu ikiye bölünmüş olup bu bölmeler ufak cisimleri tıpkı parmak gibi tutup almaya ve ağzına götürmeye yarar. Böylece hortum file hem kol hem de el vazifesi görür. Bir çoklarının zannettiği gibi fil hortumuyla su içmez. Suyu hortumuyla emip alır ve ağzına püskürterek içer.
Fil, hortumuyla yerdeki ve ağaçlardaki besinlerini aldığı gibi düşmanlarıyla savaştığı vakit de hortumuyla onları yakalayıp yere çalmakta ve kocaman ayaklarıyla ezmektedir. Filin sadece hortumu 400 bin kastan oluşmaktadır; bu da insan vücudundaki bütün kasların 70 katı demektir. Fil kaslarla donatılmış hortumu sayesinde, bir ağacı dozer gibi köklemekten, bir toplu iğneyi toplamaya kadar her işi yapabilir.

Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Cam nedir, nasıl yapılır?
Cam, beyaz kumu kireçle karıştırıp eriterek elde edilen saydam, kolay kırılan bir maddedir. Renklendirilebilir, biçim verilebilir, yontulup üzerine süsler yapılabilir.
Geçmişte cam ustalarının nefesleriyle şekil vererek yapılan cam eşyalar, günümüzde cam fabrikalarında makinelerle yapılmaktadır. Ülkemizde de cam konusunda yetenekli ustalar bulunmaktadır.
Camın kalitesi, içindeki maddelere göre değişir. Kristal adı verilen berrak ve temiz cam, saf silis, soda veya potaslı bileşiklerle hem parlaklık, hem de dokunulduğu zaman tınlamasını sağlayan kurşun oksidinin karıştırılmasıyla elde edilir.

Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 
Rüzgar Nasıl Oluşur?
Rüzgar, hava ısısının belirli yerlerde farklılıklar göstermesi sonucu oluşur. Örneğin odanıza girdiğinizde ufak bir esinti meydana gelir. Çünkü ısı değişir, siz hareket edersiniz. İşte dışarıda da durum buna benzer.
Özellikle göl bölgelerinde rüzgar çok olur. Bu bir tesadüf değildir. Bunun nedeni havanın gün boyunca güneş ışınları sayesinde sudan daha hızlı ısınmasıdır. Yeryüzünde ısınan hava yükselir, bunun peşinden de göldeki senin hava peşinen gelir. Ve böylece farklı hava ısıları yüzünden rüzgar oluşur! Rüzgar denizden veya gölden toprağa doğru esiyorsa bu bir deniz veya göl rüzgarıdır. Eğer tersiyse de buna toprak rüzgarı denilebilir. Ayrıca dağ rüzgarı, vadi rüzgarı ve çok kötü sonuçları olabilen tayfun, tornado ve hurikan gibi rüzgarlar da vardır.

Merak Ettiğini Sormak İçin Tıkla
 


AKIL DEFTERİ ANA SAYFASINA GERİ DÖN

 


 

Oyunlar...
Masaüstü Resimleri 

Masaüstü Resimleri...
 

Sitemizi Tavsiye Et 


 Arkadaşına Yolla
 

ZİYARETÇİ DEFTERİMİZİ DOLDURUN
Ziyaretçi Defteri
 

Anketimize Katılın

Ebe Sobe’den nasıl haberdar oldunuz?

  
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 EBE SOBE DERGİSİ
“Türkiye’nin en büyük oyun halkası!”

Adres: Boğazkesen Cad. Tomtom Kaptan Sokak. No:8/2  Beyoğlu / İstanbul
Tel: (0212) 251 40 78 Faks: (0212) 244 28 18 E-mail: dergi@ebesobe.com
ABONELİK İÇİN
Internet:
www.abonet.net E-mail: ebesobe@abonet.net Telefon: (0 212) 222 83 32